Boyabat Kalesi, Sinop ili Boyabat ilçesinde yer alan Gökırmak vadisi üzerinde yer alan sarp kayalıklar üzerine kurulmuş eşsiz bir eserdir. Ülkemizin en görkemli kaleleri arasında yer alan Boyabat Kalesi aynı zamanda Sinop şehrinin turistler tarafından en çok ziyaret edilen mekanlarından birisidir.

Boyabat Kalesi tarihi M.Ö.6.yüzyıla kadar gitmektedir. Bu dönemde Sinop şehri civarlarına egemen olan Paflagonyalıların bu kalenin ilk halini yaptıkları düşünülmektedir. Roma ve Bizans medeniyetlerinin de düzeltmeler yaptıkları kalenin son halini Osmanlı Devleti döneminde aldığı bilinmektedir.

Boyabat Kalesi yapılma amacı Sinop gibi önemli bir liman ve ticaret kentini gelen saldırılara karşı korumak amacıyla yapılmıştır. Heybeti ile fethedilmesi oldukça zor olan kale uzun dönemler Sinop şehrini düşman işgallerine karşı başarı ile korumuştur.

İlk gördüğümde korku filmlerindeki şatolara benzettiğim Boyabat Kalesi oldukça heybetli bir görünüme sahiptir. Ülkemizde yer alan en görkemli 5. kale olma özelliğine sahiptir. Şimdi akıllarınıza gelen şu soruyu yanıtlayalım; bu görkemli Boyabat Kalesi nerede? Buraya nasıl gidilir?

Boyabat Kalesi’ne şehir merkezinden ulaşım sağlanabilmektedir. Buraya sadece şehrin ilk yerleşim yeri olarak kabul edilen Gökdere Mahallesi üzerinden kaleye ulaşmak mümkün. Belli bir yere kadar aracınızla gidebileceğiniz yol belli bir noktadan sonra sadece yaya olarak devam edilebilmektedir. Boyabat Kalesi merdivenleri sizi oldukça yorabilir bunun için rahat bir ayakkabı ile gitmenizi tavsiye ederim. Ben gittiğimde kaleye çıkmam 20 dakika civarında sürmüştü.

Ne yazık ki gittiğim dönemde bakımsız bulduğum Boyabat Kalesi içerisinin virane görüntüsü beni oldukça derinden üzmüştü.

Boyabat Kalesi ziyaretinizde sizlerden ücret talep edilmiyor. Sadece aracınızla geldiğiniz takdirde sizlerden 5 TL’lik otopark ücreti alınmaktadır.

Boyabat Kalesi Yeraltı Şehri

Boyabat Kalesi’nin gözüken yüzü kadar gözükmeyen yüzünü de yani yeraltı şehrini de gezmenizi tavsiye ederim. Roma döneminde oluşturulan Boyabat Kalesi yeraltı şehri sizleri farklı zaman dilimlerine götürecek bir zaman makinesi adeta.

2015 yılında keşfedilen bu yeraltı şehri şimdiden turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Kaleden Boyabat ilçesine kadar uzanan bu yeraltı şehrinin araştırmaları halen devam etmektedir. Kapadokya’dan sonra en büyük yeraltı şehri olduğu düşünülen bölgenin bir kısmı ziyarete açık bulunmaktadır.

Yapılan kazılar sonucunda şehir tünellerinin Boyabat nehrine kadar indiği ve geçmiş dönemlerde hem su taşımak hem de savaş durumlarında acil kaçış yolu olarak yapıldığı düşünülmektedir.

Boyabat Kalesi Hikayesi

Boyabat Kalesi ziyaretim esnasında görevlilerden ilginç bir hikaye dinlemiştim. Bunu burada sizinle paylaşmak istiyorum. Boyabat Kalesi hikayesi olarak bilinen hikayenin diğer adı Kırkkızlar hikayesidir.

Boyabat Kalesi’nin kurulduğu bazalt kayalıkları karşısında aynı şekilde bir kayalık tepesi daha vardır. Bu kayalığa ise Kırkkızlar Kayası denilmektedir. Anlatılanlara göre bir zamanlar bu iki kayalık tek parçaymış.

Günün birinde Boyabat Kalesi çok güçlü bir düşman tarafından işgal edilmiş. Kale komutanı her ne kadar kadın, erkek, genç, yaşlı fark etmeksizin kale savunmasına çağırsa da başarılı olamayacak gibi görünüyormuş. Rivayete göre komutan o sırada belinden çıkardığı kılıcı kalenin yer aldığı dev kayanın üzerine vurmuş ve kayalık ortasından nehir akacak şekilde ikiye bölünmüş.

Komutan tam başarılı oldum diye sevinirken ötede kalan kayalıklarda 40 tane genç kızın kaldığını görmüş. Kızlar arkalarında düşman önlerinde uçurum çaresiz dua etmeye başlamışlar. Dualarında ya bizi kuş yap kaleye uçur ya da taş yap düşmana engel kıl demişler. Kızların duaları kabul olmuş ve kızların hepsi taş olarak Kırkkızlar kayasına isimlerini vermişler.