Cumalıkızık Köyü, 3 günlüğüne geldiğimiz Bursa gezimizdeki son durağımız olacaktı. Her ne kadar ayrılmak istemesem de burayı gezdikten sonra artık yola çıkmalı ve gerçek dünyaya dönmeliyiz. Buradaki son günümüze güzel bir kahvaltı yaparak başladık otelden ayrıldıktan sonra İnegöl istikametinde anayoldan ilerledik. Oto Sanayi Sitesi aralığından orman içinde şahane bir yola girdik. Orman içinden giden bu yolun her iki tarafı da çam ve çınar ağaçları tarafından çevrili. Yol bittiği zaman bir köprüden geçerek sağa döndük ve biraz gittikten sonra köye geldik. Gerçekten de bir köydü burası.

Cumalıkızık da Gezilecek Yerler

Geçmişe açılan kapı Cumalıkızık için söylenebilecek güzel sözlerden biri sadece. Sanki sabah bir zaman makinesine bindik ve bizi buraya getirdi. Yerlerde Arnavut kaldırımı döşeli ve kim bilir kaç asırdır buradalar. Zamanında bu yollarda kimler yürüdü, hangi padişahlar, hangi evliyalar?

Cumalıkızık sokakları daracık ve her evin önünde bir tezgâh var. Otantik eşyaların yanında Çin malı hediyelik eşyalar satan tezgâhlara baktık şöyle bir. Ama en çok ilgimizi çeken buraya has lezzetler oldu. İncir reçeli, kızılcık reçeli, ekmek, erişte ve tarhana hele şeftali konservesinin tadına baktık ki hemen ikişer kavanoz aldık. Ablaların yaptığı el işi giyim eşyaları da oldukça ilgi çekici ve güzeldi. Üstelik hiç kimse sizi rahatsız edici seslenmelerde bulunmuyor. Sadece siz onların tezgâhına gider ve soru sorarsanız sizin yanınıza geliyorlar. Fiyatlar turizmle geçinen bir yerleşim yerine göre oldukça ekonomik. Bizim için önemli olan tezgâhlar doğal köy ürünlerinin satıldığı tezgâhlardı. İstanbul gibi bir şehirde bunları bulabilmek mümkün olmadığından bulabildiğimiz kadar çeşitte doğal ürün almaya çalıştık.

Alışveriş bittikten sonra yukarı çıkarak Cumalıkızık köyü içine doğru yürüdük. Yol üzerinde bir müze görünce hemen ziyaret ettik. Cumalıkızık evlerinden birini yaşayan bir müze haline getirmişler. Hem kültür merkezi hem de dernek olarak faaliyet gösteren bina aslına uygun olarak restore edilmiş.

Köy meydanına gelmeden hemen sağ tarafta doğal taşlar ve antik eşyalar satan harika bir dükkân var. Mutlaka ziyaret etmelisiniz. Harika kolye uçları ve zeytinyağı sabunu aldık. Bu şirin dükkân, her bir taşın ne işe yaradığı konusunda oldukça bilgili ve kültürlü bir insan tarafından işletilmekte.

Cumalıkızık Evleri

Cumalıkızık evleri genel olarak iki ya da üç katlı olarak inşa edilmiştir. Alt kat bir avluya açılır. Bazı evlerin iç avlusu ve dış avlusu vardır. Pencereler üst katlarda bulunduğundan sokaktan evlerin içi görünmez. Cumalıkızık evleri UNESCO Dünya Mirası Listesi ’ne girmiş nihayet. Bu durumda restorasyon çalışmaları için fon da ayırıyor UNESCO. Zaten pek çoğunun restorasyonu bitmiş ya da bitmek üzereydi. Ama evlerin özelliğinden dolayı sokaklarda inşaat atıkları ve çalışma izleri görünmüyordu.

Köyün girişindeki evlerin pek çoğu restoran ve gözleme evi olarak hizmet vermekte. Bu arada yola çıkmadan bol köpüklü köy ayranı ve el açması gözlemelerden yemenizi tavsiye ederim. Bazı evlerde el açması yapılmadığı için biz tavsiye üzerine gittik. Esnafa sorarsanız sizi doğru yönlendiriyorlar. En azından bizi doğru yönlendirmişlerdi çünkü gözlemeci ablalar gözümüzün önünde açtı gözlemeleri. Peynirli, ıspanaklı ve patatesli gözlemelerin hepsi çok lezzetliydi. Ama hangisi derseniz patatesliyi biraz daha fazla güzel yapmışlardı sanki.

Cin Aralığı Sokak

Cumalıkızık cin aralığı

Eğer biraz fazla kiloya sahipseniz Cin Aralığı Sokak size göre değil. O kadar dar bir sokak ki biz bile yan dönerek geçebilirdik bu sokaktan. Bu sokakla ilgili pek çok hikâye anlatılıyor sosyal medyada. Ama en çok bilineni Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların elinden kaçmayı bu aralık sayesinde başaran köy halkı ile ilgili olandır. Yunan askerleri bu aralıktan kaçanların insan olamayacağı olsa olsa cin olacağı konusunda söylemde bulunmuş. O zamandan beri bu sokağın adı Cin Aralığı olmuş.

Sonra “Kınalı Kar” isimli dizinin çekimlerinin yapıldığı evi gezdik. Bu dizi ile tüm ülkenin tanıdığı bir köy haline gelen Cumalıkızık insanı vefasını hala ifade ediyor. Televizyon dizisi sayesinde tanınan köy, evleri ve yolları ile bozulmadan 700 yıldır günümüze kadar gelmiş. Tarihi hamamı restore edilmiş ama aslına uygun olarak. Aracınız olmasa da buraya belediye otobüsü geliyor. Minibüsler çalışıyor. Yani ulaşım konusunda gayet büyük kolaylıklar var. Buradan ayrılmak çok zor gelse de Mayıs ayında yapılacak olan Ahududu Festivali için tekrar gelmek üzere söz verdik birbirimize. Cumalıkızık Köyü arkamızda kalırken Bursa gezisi hatıraları ile birlikte İstanbul yolu da önümüze düştü.