Sinop Kalesi, şehrin girişinde bulunan bir kaledir. Sinop Kalesi kaç yılında yapıldı sorusu şehrin ilk kurulduğu dönemlere kadar gitmektedir şeklinde cevaplandırılabilir. Bu da M.Ö.7.yüzyıla kadar gitmesi anlamına gelmektedir. Kale şehrin en çok turist çeken yerlerinin başında sayılabilir.

Sinop şehri Karadeniz üzerinde doğal bir liman kenti olduğu için şehir her zaman ticaretin önemli bir noktası olmuş ve dışarıdan gelen saldırılara karşı korunma amacı gütmüştür. Kale 28 yüzyıllık bir geçmişe sahip olsa da bugün bile heybetini korumaktadır.

Benimde gezip gördüğüm kaleler arasında en ihtişamlı olanlarından birisidir Sinop Kalesi. 25 metreye kadar çıkan yüksekliği ilk gördüğümde beni kendisine hayran bırakmıştı. Sinop’un tarihi eserleri arasında önemli bir yere sahip olan kale, 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine alınmıştır.

Sinop Kalesi giriş ücreti ne kadar dediğinizi duyar gibiyim. Benim gittiğim dönemde kaleye ücretsiz olarak girmek mümkünken şuan için kale girişi ücretsizken hapishane girişinin 10 TL’lik bir giriş ücreti bulunmaktadır.

Yukarıda belirttiğim gibi kale bugün Sinop şehrinin en çok turist çeken noktalarının başında gelmektedir. Yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden olan kale içerisinde eşsiz bir Karadeniz ve Sinop manzarasına sahip bir cafe bulunmaktadır. Burada gün batımını izlerken çay içmenizi tavsiye ederim. Özellikle hava karardıktan sonra denizden gelen rüzgarı yüzünüzde hissettirecek bir iklime sahip kale ziyaretinin sizleri bambaşka zamanlara götüreceğinden eminim. Bu yüzden Karadeniz turunuzda Sinop şehri ve Sinop Kalesi mutlaka listenizde yer almalıdır.

Fotoğraf makineniz ile gezmeyi seviyorsanız gece aydınlatmaları ile beraber muazzam bir görünüme sahip Sinop Kalesi fotoğrafları çekeceğinizden eminim. Sinop Kalesi’yle beraber Sinop şehrine ait bir diğer kale Boyabat Kalesi şehrin gezilebilecek tarihi yapılarındandır.

Sinop Kalesi Tarihi

Yukarıda belirttiğim gibi kalenin tarihi M.Ö.7.yüzyıla kadar gitmektedir. Sinop Kalesi tarihi kısaca anlatılacak bir geçmişe sahip değildir. Sinop Kalesi ile ilgili yapıldığı döneme ait bir belge bulunmasa da arkeologlar yapının 28 yüzyıl önce yapıldığını ispatlamaktadırlar.

İlk resmi kaynak M.Ö.72 yılın Pontus Devletinin kale içerisine mabet, tiyatro ve saray yaptırması ile ilgili geçmektedir. Bu dönem dışında Selçuklu Devleti, İsfandiyaroğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti kale üzerinde çeşitli tadilatlar yaparak kalenin bugüne kadar gelmesini sağlamışlardır.

Evliya Çelebi Seyahatname isimli eserinde kalenin 6 adet giriş kapısı olduğundan bahsetmektedir. Bu kapıları; Kum Kapısı, Meydan Kapısı, Yeniçeri Kapısı, Tersane Kapısı, Lonca Kapısı ve Dabağhane Kapısı şeklinde isimlendirmektedir. Günümüzde bu kapılardansa sadece Lonca Kapısı ve Kum Kapısı kullanılmaktadır.

Tarihi Sinop Cezaevi

Tarihi Sinop Kalesi içerisine inşa edilen Sinop Cezaevi yakın tarihimize tanıklık etmiş cezaevlerinden birisidir ve günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. Osmanlı döneminde de cezaevi olarak kullanılan kalenin bir kısmını Evliya Çelebi  “büyük ve korkunç bir cezaevi” olarak nitelendirmektedir.

Kullanımda olduğu dönemlerde “Anadolu Alcatraz’ı” olarak anılan cezaevinde her zaman en tehlikeli suçlular kontrol altında tutulmuştur. Benimde gezdiğim süre içerisinde ürkütücü bulduğum ve bir an evvel çıkmak istediğim bu müze sizlere farklı bir deneyim sunacaktır.

İç kalenin 1887 yılında zindana dönüştürülmesinden sonra burada; Sebahattin Ali, Mustafa Suphi, Refik Halit Karay, Burhan Felek, Zekeriya Sertel, Ruhi Su gibi ünlü isimlerde kalmıştır. Sebahattin Ali’nin meşhur “Aldırma Gönül” isimli şiirini burada yatarken yazdığı bilinmektedir.

Sinop Kalesi cezaevi 1997 yılında tamamen boşaltılmıştır. 1999 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilen cezaevi bugün müze olarak kullanılmaktadır. Girerken 10 TL’lik bir giriş ücreti ödemeniz gereken bu müzeyi gezmenizi tavsiye ederim.