İstanbul’a 2 ya da 2,5 saat saat mesafede yer alan Bursa, Doğal güzellikleri ile ünlü olduğu kadar tarihi dokusu ile de yüz yıllardır ünlenmiş bir şehirdir. Tarihi milattan öncesine kadar uzanan Bursa ve köyleri bir çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Bu hafta sonu için planladığımız Bursa gezimizin merkezinde ise Misi Köyü vardı. Bursa’ya 12 km mesafede yer alan Misi köyü mutlaka görülmesi, gezilmesi gereken yerler listemizde yerini çoktan almıştı.

Misi Köyü bugün ki ismi ile Gümüştepe, Nilüfer çayı kıyısında yer alıyor. Kuş cıvıltısı, doğal güzelliği ve rengarenk ahşap evleri ile ziyaretçilerini karşılayan Misi köyü oldukça küçük bir köydür. Ancak özellikle Hristiyanlık dini için önemi büyük olan bir köydür. Çünkü İncilin bir nüshasının bu köyde saklı olduğu inancı büyüktür. Nedeni ise yapılan kazı çalışmalarında Misi köyünün MS 180 yıllarında incil konsüllerine ev sahipliği yaptığı tespit edilmiş.

Misi Köyü Gezilecek Yerler

Misi köyü daha öncede dediğim gibi çok küçük bir köy ancak tarihi dokusu nedeniyle önemli bir yere sahip ve üstelik muhteşem bir doğası var. Tarih boyunca bağcılık ve ipek böceği ile geçinen misi köyünde bol bol üzüm bağlarına rastlarsınız. O lezzetli pekmez ve şarapları ile ünlü olan Misi köyünde tatlı misket üzümleri ile yapılan misket şarabını tatmanızı ise kesinlikle tavsiye ederim.

Rengarenk Misi Köyü Sokakları

Fotoğraf sanatçıları bu köye adeta akın ediyor. 1989 yılında sit alanı kapsamına alınan Misi Köyü renkli ahşam evleri ve tüm doğal güzelliği ile dikkat çekiyor çünkü. Misi sokaklarında yaptığımız yürüyüşün ardından İpek evine doğru yöneldik.

Misi köylülerinin geçim kaynağını ipekböceği yetiştiriciliği ve bağcılık sağlamaktadır. Köy içerisinde bu amaçla kurulmuş ipek evi ve koza evi bulunuyor. Burada Misi köyü ipeğinin markalaşması ve tanıtımı için çalışmalar yürütülüyor.

İpek evi ve koza evi ziyaretimiz çok zevkli geçti. İpek evinde Misili kadınların el emeği göz nuru ipek eşyalara bakıp İpekböceği yetiştiriciliği hakkında çok detaylı bilgiler aldıktan sonra Koza evinde Misi köylü kadınları tarafından hazırlanmış ev yapımı yöresel lezzetlerin tadına baktık.  Bu arada öğrendik ki ipek evi ve koza evi Misili köylü kadınların üye olduğu Misi Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından işletiliyormuş.

Misi de Bir Kütüphane Var

Bu kadar küçük bir köy de çocuk kütüphanesi olması bizi de şaşırttı ama bir o kadar da sevindirdi. Nilüfer belediyesi öncülüğünde yapılan bu kütüphane de her yaşa uygun kitaplar bulunduğu gibi ücretsiz wi-fi hizmeti de verilmekte.

Misi Köyünde görülecek yerler arasında bir de Misi Etnografya Evi yer alıyor. Burada yöresel kıyafetler ve el işlemeleri yanında eski dokuma tezgahları sergileniyor. Etnografya evinde ayrıca karagöz perdesi de bulunuyor. Özellikle bizim gibi çocuklu ailelerin Misi köyüne uğramadan Bursa Gezisini tamamlamamalarını tavsiye ederim.

Pazartesi günü kapalı olan ücretsiz olarak gezebileceğiniz mini bir müze daha var Misi Köyünde. Mysia Fotoğraf müzesi içerisinde Bursa arşiv fotoğraflarını görebilirsiniz. Görüldüğü gibi Misi Köyü çalışkan ve kültürel mekanları ile Tarihten fırlamış ama her gününü dol dolu yaşayan ve yaşatan bir köy.

Misi de Ne Yenir?

Misi Köyü ufacık, şirin mi şirin bir köy. O yüzden sakın ola ki Misi de Ne Yenir? Sorusunu sormayın. Misi Köyünde yemek için adresiniz Koza evi olacaktır. Misi kadınlarının ellerinden çıkan yöresel lezzetleri hemen sıralayım size;  İlk sıraya kestaneli kuzu güveci koydum çünkü muhteşem ötesi bir lezzet. Lahanalı kocagörmez dolması ve ısırganlı erişte gibi yöresel tatlar haricinde mantı ve çiğ börek de servis edilmektedir. Yemeğinizin üzerine tatlınız ise kesinlikle koza tatlısı olacaktır.

Misi Koza evi dışında Nilüfer çayı kenarında yer alan aile çay bahçesinde misi manzarası eşliğinde kahvaltınızı yapabilir, kahvenizi ya da çayınızı yudumlayabilirsiniz. Hatta Dağyenice Göleti bölgesine giderek piknik de yapabilirsiniz. Çocuklar ile mutlu ve keyifli ama bir o kadar da dolu dolu hafta sonu kaçamağı için size önerebileceğim bir yer de Misi Köyü olacaktır.